JAPONYA




Tsurugaoka Hachimangu

 

Japonya seyahatimi 8-16 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştirdim. Son yıllarda Türk gezginler için vizesiz seyahat imkanı sunması, otantik yapısını korurken teknoloji ve alışveriş konusunda sunduğu seçeneklerle ön plana çıkması Japonyayı daha ulaşılabilir hale getirdi. Teknoloji ile birlikte ,geleneksel mahalle  dokusunu, tapınak kültürünü, saygılı toplum yapısını kaybetmemiş olması dikkatimizi çekti. Narita uluslararası Havalimanı'na inişimizin ardından pasaport işlemlerimizi tamamlayarak şehir merkezine doğru yola çıktık.

Coğrafi yapısı bakımından 6.852 adadan oluşan bir takım ada olan Japonya hakkında internetten topladığım bilgiler ile Japonya gezimizi anlatmaya başlıyayım.

  • Dünyanın en kalabalık metropolü olan Tokyo’da 35 milyondan fazla insan yaşar.
  • Dünya’da atom bombası atılan tek ülke Japonya’dır.
  • Dünyanın en eski uygarlıklarından birisi Japonyadır.
  • Dünyanın tam vaktinde gelen trenleri Japonya’da yer alır. Ortalama gecikme süresi 18 saniye.
  • Evcil hayvan sayısı, çocuk sayısından fazladır.
  • Bir çok kaplıca ve hamam, dövme sahibi olanları kabul etmez.
  • Çizgi romanlar için harcanan kağıt miktarı, tuvalet kağıdından fazladır.
  • Yere değmeden giden ve 500 km’den fazla hızla yol alan trenler vardır.
  • Balıkçılıkta en gelişmiş ülke olmasına rağmen, yine de balık ithal eder.
  • Elektrik-elektronik ürünler üretiminde dünyada 1 numaradır.
  • Basaşi (Çiğ at eti) ve suşi (Çiğ balık) bolca tüketilir.
  • Sadece Kyoto’da 2,000’den fazla tapınak vardır.
  • Restoranlarda daima sıcak havlular verilir.
  • Savaş ve saldırıyı reddeden bir anayasası vardır.
  • Dünyanın en pahalı orkinosu 735,000 dolara satılmıştır.
  • Anime seslendirmesi için 130′ dan fazla okul vardır.
  • Nüfusun %23’ünden fazlası 65 yaş üzeridir.
  • 18 Nobel ödülü kazanan vatandaş çıkarmış bir ülkedir.
  • Birçok şirket çalışanları için sabah egzersizleri organize eder.
  • Japon kökenli olan Kareoke çok meşhurdur ve “orkestrasız” anlamındadır.
  • Dünyanın en büyük balık pazarı Tsukji Tokyo’dadır ve günde 2,000 ton balık işlenir.
  • Ülkede hala balina avı yani katliamı devam eder.
  • Her yıl 1500’den fazla deprem olur.
  • 200’den fazla volkanik dağ vardır.
  • Zen Budizm’i en yaygın Budizm koludur.
  • Jamaika’nın kahve üretiminin %85’ini Japonlar tüketir.
Neyse anlatacak çok şey olduğu için kısa geçiyorum. Ülkede nasıl bir rota izledik, neler yedik, nereleri gezdik onlardan bahsedeyim. 


 TOKYO






Seyahatimizin başlangıç noktası Japonya’nın başkenti Tokyo idi. Tokyo benim çocukluğumdan beri gelmek istediğim yerlerin başında geliyordu. 23 özel bölgeye ayrılmış devasa bir metropol. Her biri geçmişin izlerini taşıyan geleneksel tapınaklardan, çağdaş sanat müzelerine, sokak lezzetlerinden alışveriş caddelerine kadar çok çeşitli deneyimler sunuyor. Şehirdeki ulaşım sistemi olağanüstü derecede dakik ve güvenilir. Teknolojiyle donatılmış altyapısı ve kusursuz düzeniyle Tokyo, benim gibi ilk kez Uzak Doğu’ya seyahat edecek olanlar için son derece konforlu bir keşif rotası oluşturuyor. Tokyo'nun farkı, geçmiş ile geleceği eş zamanlı yaşayabilme imkanı vermesindedir.
Kamakura'da ilk durağımız "Tsurugaoka Hachimangü Tapınağı " na uzanan meşhur Dankazura yürüyüş yolu oldu. Sakura ağaçlarıyla süslü olan bu yolda hem fotoğraf çektik hemde Kamakura'nin huzurlu atmosferini hissettik. Ardından yürüyerek Hukuku-ji Tapınağı'nın büyüleyici bambu bahçesine ulaştık.
Bu tapınak 1334 yılında kurulmuştur. İçerideki bambu ormanı yaklaşık 2.000 bambu gövdesinden oluşuyor.



Sessizlik, ışık ve rüzgarın birleştiği bu bahçe adeta bir meditasyon alanı gibidir. Burada geleneksel matcha çayı seremonisini deneyimledik.
Yüzyıllar öncesinden kalma tapınaklar ve çay seremonileriyle tanıştıktan sonra, akşam garsonların hizmet verdiği bir restoranda ayakkabılarınızı çıkararak yemek yemek çok ilginçti.


Osaka'da bir resturant

Tokyo, yüzölçümü ve içerik zenginliği açısından oldukça büyük bir şehir olduğundan, yüzeysel değil doyurucu bir deneyim yaşamak için en az 5 tam gün kalmak gerek.
Şehir içindeki gezilecek noktalar, birbirine yakın kümelenmiş olsa da her bir bölge kendi içinde çok sayıda durak ve keşif sunuyor. Shibuya, Shinjuku, Asakusa,  Akihabara ve Harajuku gibi semtleri detaylı gezmek, tapınakları, müzeleri ve parkları görmek, aynı zamanda alışveriş ve yeme-içme deneyimlerine vakit ayırmak için birkaç gün yeterli olmaz.

  


Baharın simgesi hâline gelen sakura dönemi, şehrin en büyüleyici ama aynı zamanda en yoğun zamanlarından biridir. Mart sonu itibariyle açmaya başlayan kiraz çiçekleri, parkları ve tapınak çevrelerini adeta beyaza boyar. Ueno Parkı, Chidorigafuchi Meguro Nehri bu dönemin en popüler lokasyonlarıdır. Ancak sakura sezonu sadece görsel şölen değil, aynı zamanda ciddi bir turizm akımı da yaratır. Otel fiyatları bu dönemde belirgin biçimde artar, restoranlar ve toplu taşıma araçları normalden çok daha kalabalık olur. Ayrıca parklarda yer bulmak dahi zor olabilir; halk sabahın erken saatlerinde piknik alanlarını rezerve eder.

Akihabara

Teknoloji ve anime dünyasının merkezi olarak bilinen Akihabara, özellikle genç gezginler ve pop kültür meraklıları için benzersiz bir konaklama alternatifi sunuyor. Elektronik mağazaları, manga kafeleri ve retro atari salonları ile bu bölge farklı bir Tokyo deneyimi yaşamak isteyenler için ideal. Ayrıca Ueno, Asakusa ve Tokyo İstasyonu gibi noktalara yakınlığı sayesinde konum avantajı da sağlar.
Tokyo, alışveriş konusunda ziyaretçilerine sonsuz seçenek sunan bir şehir. Teknoloji mağazalarından geleneksel pazarlara, minimalist tasarımlardan anime figürlerine kadar her zevke ve bütçeye hitap eden alternatifler bulmak mümkün. Her bölge kendine özgü bir alışveriş kültürüne sahip olduğu için gezerken alışveriş deneyimi de doğal bir keşfe dönüşüyor.
Tokyo ile ilgili yıllardır kurduğum hayalleri gerçekleştirmek, sokaklarında dolaşmak ve gelenekle geleceğin bu kadar uyum içinde yaşadığı bir yerde bulunmak gerçekten tarif edilemez bir heyecandı.

Shibuya


Shibuya; Shinjuku’dan sonra konaklaması en zevkli bölge. Hem çok hareketli hem de kocaman istasyonu ile Tokyo’nun diğer bölgelerine ulaşım çok kolay. Japonya’da moda ve eğlence konusunda trend olmuş bir çok akım Shibuya’da doğmuştur. Bu nedenle etrafta bolca garip temalı cafeler, değişik dükkanlar bulunur. Bunun dışında Tokyo’da önemli mekanlardan biri olan "Meiji Tapınağı",  filmlerden bildiğimiz kaotik yaya geçidi "Shibuya Crossing" de burada bulunuyor. Hareket sevenlerin tercih edebileceği bölgelerden birisi.



Meiji


Bizim ilk tapınak ziyaretimiz Meiji Tapınağı oldu. 1920 yılında inşa edilen tapınağa girerken geleneksel Tori Kapısı'ndan geçerek kutsal alana adım attık. Ardından tapınağa girişten önce gerçekleştirilen arınma ritüelini gördük. Yürüyüşümüz sırasında sol tarafta Meiji İmparatoru ve eşi İmpotoriçe Shoken adına dikilen ağaçları gördük.

Bu alan doğa ile insan arasındaki uyumu ve saygıyı simgeler. Tapınak ziyaretimizin ardından yönümüzü Tokyo Kulesine çevirdik. 1958 yılında inşa edilen bu kule, Japonya'nın savaş sonrası yeniden doğuşunun ve modernleşmesinin en güçlü sembollerinden biridir. Paris'teki Eyfel Kulesi'nden ilham alınarak yapılmıştır. 333m. yüksekliği ile Japonya'nın uzun yıllar en önemli yapılarından biri olmuştur. Tokyo denildiğinde gözünüzün önünde canlanan görüntüyü en iyi şekilde bir Shibuya’da bir de Shinjuku’da yakalayacaksınız.

Shibuya’nın en ünlü ve mutlaka görmeniz gereken noktası tartışmasız bir şekilde Shibuya Crossing. Hani şu 5-6 tane yaya geçidinin kesiştiği ve en kalabalık saatlerinde yüzlerce insanın aynı anda karşıdan karşıya geçtiği yaya geçidi var ya, işte tam olarak orası. Shibuya Crossing’in tepeden güzel bir fotoğrafını yakalamak isterseniz birkaç farklı seçenek var. Magnet by Shibuya 109 adlı alışveriş merkezinin en üst katında bir gözlem alanı yapmışlar, oraya çıkabilirsiniz. Buraya çıkmak bazı dönemler ücretli, bazen değil, artık gittiğinizde öğreneceksiniz. Önerimiz akşam saatlerinde, mümkünse şöyle 19 civarı falan gitmeniz, böylece en kalabalık hallerini yakalayabilirsiniz. Diğer seçenek ise Starbucks Coffee-Shibuya Tsutaya binasının üst katı.   Buraya şöyle bir bakmakla kalmayın, karşıdan karşıya da geçin, çünkü başka bir deneyim.

 

Hachiko


Bir diğer turistik aktivite de, Hachiko’nun heykelini görmek. İşte o köpek sahibini tam Shibuya metro durağı çıkışında, heykelin yapıldığı noktada bekliyormuş.
Shibuya’nın akşam saatlerinde vakit geçirmekten en keyif alabileceğiniz bir diğer noktası: Memory Lane, bir diğer adıyla Piss Alley. Burası uzayıp giden bir sokak, sağlı sollu minik minik restoranlar var. Gençlik modasının kalbinin attığı Shibuya, Tokyo’nun en enerjik alışveriş bölgelerinden biri. Sokak stilini yansıtan butiklerden popüler zincirlere kadar her şey elinizin altında. Shibuya Crossing’e yakın caddelerde moda, aksesuar ve kozmetik odaklı sayısız mağaza yer alıyor.


Shinjuku
Shinjuku Tokyo’nun en kalabalık ve özellikle gece hayatı en meşhur olan yeri. Daha önce de gecesi gündüzü hareketli yerler görmüştük ama burası bir acayip. Shinjuku sınırlarına girdiğiniz anda bildiğiniz manadaki saat kavramını unutup zamansızlığa geçiş yapmanız gerekiyor. Zaman kavramının kaybolduğu garip bir yer yani. Shinjuku, hem lüks mağazaları hem de çok katlı elektronik marketleriyle alışveriş için çok yönlü bir merkez. Keio, Odakyu ve Isetan gibi büyük mağazalarda geniş ürün yelpazesi sunulurken ara sokaklarda daha ekonomik alışveriş alternatifleri keşfedebilirsiniz.


Ginza
Tokyo’nun en prestijli alışveriş bölgesi olan Ginza, Dior, Chanel, Louis Vuitton gibi dünya markalarının mağazalarına ev sahipliği yapıyor. Ginza Six ve Mitsukoshi gibi lüks AVM’lerin yanı sıra, Muji ve Uniqlo gibi Japon markalarının mağazaları da burada bulunuyor. Şehrin en merkezi, en lüks ve en alışverişe yönelik bölgelerinden biri. Adını bile duymadığımız lüks markaların mağazalarından Japon ucuzlukçusu Don Quijote’a kadar ne ararsanız mevcut, her keseye uygun seçenek var. Seyahatte alışverişe önem verenler ve lüksü sevenler tercih edebilir.


Harajuku
Alternatif tarzların ve genç kültürünün buluşma noktası olan Harajuku, özellikle sokak modasına ilgi duyanlar için eşsiz bir deneyim sunuyor. Rengârenk butikler, aykırı konsept mağazalar ve dikkat çekici aksesuarlar buranın ruhunu oluşturur.
Eğer Harajuku’nun vakit geçirmekten biraz daha hoşlanacağınızı düşündüğümüz tarafına gitmek isterseniz, o zaman Cat Street ve buranın civarı sokaklarında dolanmanızı öneririz. Buralar Harajuku’nın biraz daha “hip” ve hoş kafelerinin de bulunduğu, alışveriş anlamında da çeşitlilik yakalayabileceğiniz, vakit geçirmekten daha çok hoşlanabileceğiniz tarafları.
Biraz daha geleneksel bir aktivitede bulunmak isterseniz Tokyo’nun en ünlü ve en çok ziyaret edilen tapınaklarından biri olan Meiji Shrine bu bölgede, orayı da ziyaret edebilirsiniz. Doğanın içinde, bu bölgeden beklemeyeceğiniz sakinlikte ve büyük bir tapınaktan söz ediyoruz, zamanınızı da ona göre ayarlayın. (her gün 18:00’e kadar açık)


Kamakura-Yukiioshita

Asakusa

Tokyo’nun geleneksel atmosferini yaşamak isteyenler için Asakusa en doğru adreslerden biri. Sensoji Tapınağı, Nakamise alışveriş caddesi ve Sumida Nehri çevresiyle tarihî bir deneyim sunuyor. Bölgedeki oteller genellikle daha uygun fiyatlıdır ve mimari olarak da daha geleneksel detaylara sahip. Sessiz, kültürel ve ulaşımı kolay bir bölgede konaklamak isteyenler için Asakusa oldukça cazip bir seçenek.
Tokyo’ya adım atan herkesin önünde fotoğraf çekinerek, buraya gelmiş olmanın kanıtını instagramda sergilediği Senso-Ji Tapınağı.

Senso-ji


Bu kural burada da bozulmadı tabii ki. Nakamise Dori Street tapınağa giden yol üzerinde karşılıklı dizilmiş hediyelik ve geleneksel eşyalar satan onlarca küçük sevimli dükkanların bulunduğu ayrıca Japon sokak lezzetlerini deneyebileceğiniz çok keyifli bir cadde. 17. yy’ın sonlarında Senso-Ji Tapınağı popüler bir hac merkezi haline gelince, hacıların yiyecek, içecek ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Nakamise esnafı, aslında tapınak mülkü olan bu alan üzerinde ticaret yapmaya başlamış. Halen burada ticaret yoğun bir şekilde devam ediyor. Nakamise Street Tokyo’da hediyelik eşya alabileceğiniz bir yer.


Sokak manzaraları


Tokyo’da alışveriş için nereler gezilir?

Teknoloji, anime ve oyun dünyasının kalbi olan Akihabara, figür koleksiyoncuları ve oyun tutkunları için adeta bir cennet. Elektronik mağazaları ve retro oyun dükkanları sokak sokak sıralanır. Ayrıca ikinci el ürünlerle dolu mağazalar da burada bulunur.
Harajuku’nun en bilinen alışveriş caddesi olan Takeshita Dori, canlı renklerle bezeli kıyafet mağazaları, cosplay kostümleri, sevimli aksesuarlar ve sokak lezzetleriyle doludur. Renkli ve enerjik atmosferiyle ziyaretçilerini eğlenceli bir alışverişe davet eder.
Asakusa’daki Sensoji Tapınağı’na uzanan bu geleneksel cadde, hediyelik eşya ve yerel tatlı alışverişi için ideal. Japon kültürüne özgü yelpazeler, maskeler, kimono benzeri ürünler ve tatlı atıştırmalıklar burada bulunabilir.


Kappabashi Street
Mutfak eşyaları konusunda uzmanlaşmış bu cadde, profesyonel şef bıçaklarından seramik tabaklara kadar her şeyi sunuyor. Ayrıca Japonya’ya özgü plastik yemek modelleriyle dolu dükkanlar burayı sıradışı bir alışveriş durağına dönüştürüyor.


Ueno Ameyoko Caddesi
Uygun fiyatlı kıyafetler, hediyelikler ve deniz ürünleriyle dolu bu pazar alanı, Japon pazar kültürünü deneyimlemek isteyenler için birebir. Kalabalık ama samimi atmosferiyle alışverişe farklı bir soluk getirir.


Yodobashi Camera
Teknoloji alışverişinde öne çıkan Yodobashi, kamera, bilgisayar, akıllı telefon ve aksesuar konusunda devasa bir ürün yelpazesi sunuyor. Shinjuku West ve Akihabara şubeleri en büyük olanlardır.


Big Camera
Japonya’nın en büyük elektronik mağazalarından biri olan Big Camera, laptoplardan ev aletlerine, oyuncu ekipmanlarından fotoğraf makinelerine kadar her alanda ürün sunuyor. Fiyatlar rekabetçidir, ürün çeşitliliği dikkat çekicidir.


Mega Don Quijote
Donki olarak da bilinen bu dev zincir, kozmetikten giyime, atıştırmalıktan oyuncaklara kadar her şeyin bir arada bulunduğu çılgın bir alışveriş deneyimi sunuyor. Şehrin bir çok noktasında şubesi olsa da Shibuya’daki şubesi en çok tercih edilenler arasında.


Uniqlo
Sade ve kaliteli tasarımlarıyla tanınan Uniqlo, Tokyo’nun her yerinde şubesi olan Japonya’nın en bilinen giyim markalarından. Özellikle Ginza’daki flagship mağazası çok katlı yapısı ve ürün çeşitliliğiyle öne çıkıyor.


Muji
Minimalist çizgisiyle tanınan Muji, ev eşyalarından kıyafete, kırtasiyeden mobilyaya kadar çok sayıda ürünü bir arada sunuyor. Ginza’daki Muji mağazası, markanın en büyük ve kapsamlı şubelerinden biri.


ABC Mart
Nike, Adidas, Vans gibi markaların Japonya’ya özel sneaker modellerini bulabileceğiniz bu mağaza, spor ayakkabı alışverişi için ideal bir durak. Hem merkezî lokasyonlarda hem de AVM içinde çok sayıda şubesi bulunur.


Shibuya 109
Kadın modasıyla öne çıkan bu ikonik alışveriş merkezi, Tokyo gençliğinin trendlerini şekillendiren mağazalarıyla tanınıyor. Kozmetikten giyime, ayakkabıdan aksesuara kadar genç kadınlara hitap eden yüzlerce marka yer alıyor.


Ginza Six
Tokyo’nun en lüks alışveriş merkezlerinden biri olan Ginza Six, global moda markalarının yanı sıra Japon sanat galerilerine ve restoranlara da ev sahipliği yapıyor. Alışverişi lüksle birleştirmek isteyenler için birebirdir.


Daiso
Japonya’nın ünlü “100 yen shop” zinciri olan Daiso, kaliteli ve uygun fiyatlı ürünleriyle her kesime hitap ediyor. Hediyelik eşya, mutfak gereçleri, kırtasiye, temizlik malzemeleri gibi geniş bir ürün yelpazesi sunuyor.


Capsule Lab
Anime figürleri ve koleksiyonluk minyatür ürünlerin çıktığı kapsül makinelerin en geniş koleksiyonlarından biri burada bulunuyor. Hem çocuklar hem yetişkin koleksiyonerler için dikkat çekici bir durak.


Sanrio World
Hello Kitty ve diğer Sanrio karakterlerini sevenler için Ginza’daki bu mağaza gerçek bir cennet. Oyuncak, kırtasiye ve dekoratif ürünlerden oluşan özel koleksiyonlarıyla öne çıkıyor.


Disney Flagship Store Tokyo
Tokyo’nun en büyük Disney mağazası olan bu dükkân, hem çocuklar hem de Disney hayranları için özel koleksiyon ürünleri sunuyor. Peluşlar, kostümler, temalı ev eşyaları ve sınırlı sayıda üretilen figürler burada bulunabilir.


Hands Shibuya
Kırtasiye, DIY malzemeleri, küçük ev gereçleri ve sıra dışı Japon icatlarıyla dolu bu çok katlı mağaza, keşfetmesi en keyifli alışveriş noktalarından biridir. Hobi ve ev düzenleme ürünlerinde oldukça zengindir.


Mandarake Complex
Anime, manga ve figür koleksiyoncuları için Akihabara’daki en ikonik adreslerden biri. İkinci el ürünlerin yanı sıra nadir parçalar ve koleksiyon ürünleri burada bulunabilir. Koleksiyonerler için zaman kaybetmeden ziyaret edilmesi gereken bir duraktır.


Kaminari-Mon Gate


Tokyo’dan ne alınır?


Alışveriş için en ideal bölgeler arasında Shibuya, Shinjuku, Ginza, Harajuku ve Akihabara öne çıkıyor. Giyim, teknoloji, kozmetik ve anime figürlerinden oluşan alışveriş rotalarında Don Quijote, Daiso, Muji, Uniqlo, Yodobashi Camera gibi mağazalar mutlaka uğranmalı. Hediyelik eşya olarak matcha ürünleri, kimono, origami setleri, yeşil çaylı KitKat’lar ve Tokyo Banana gibi tatlılar en çok tercih edilenler arasında. Tokyo’dan dönerken sevdiklerinize ya da kendinize özel bir şeyler almak istiyorsanız, şehir size hem geleneksel hem modern seçeneklerle dopdolu bir alışveriş deneyimi sunuyor. Gıda ürünlerinden tekstile, teknolojiden kültürel hediyelere kadar her zevke uygun alternatifler bulmak mümkün. Tokyo gezilecek yerler listenizi tamamlarken alışveriş çantanızı da bu özgün ürünlerle doldurabilirsiniz. Tax-free için gidip havalimanında kuyruğa girmiyor-sunuz. Adamlar bu işi de kolayca çözmüş. Tax free için sadece pasaportunuz yanınızda olsun yeter. Pasaport sahibi ile kredi kartı sahibi aynı olmalı bilginiz olsun. Tokyo priz tipleri bizim adaptörlere uygun değil. Dolayısıyla Tokyo prizleriyle sıkıntı yaşama olasılığınız yüksek. Bazı otellerde dönüştürücü verseler de siz yine Türkiye’den dönüştürücü alın derim. Şarj günümüzün en büyük sorunu olduğu için bu noktada sorun yaşamamanız lazım. Japonya’daki prizler daha küçük ve düz uçlu. Bir de bizde voltaj 220V iken Japonya’da genelde 110 civarı. Yani daha düşük enerji kullanıyorlar. Japonya’dan elektronik eşya alırken dikkat etmeniz gereken husus voltaj. Satın alacağınız cihazın adaptöründe “İnput: 100-240V” yazıyorsa ek bir voltaj dönüştürücü almanıza gerek yok.
Şimdi gelelim Tokyo’da döviz bozdurma işine. Türkiye’de Dolar ya da Euro yaptıktan sonra Tokyo’da bu döviz birimlerini kolayca Japon para birimi olan Yen’e çevirebilirsiniz.

Senso-ji


Senso-ji
 













 


Tokyo'da geleneksel tarafının bir parçası olmak istiyorsanız Senso-ji Tapınağı ve civarında yarım gün ayırmanız şart, çünkü buralar kesinlikle Tokyo’nun geri kalanından biraz daha farklı hissettiriyor. Bir Budist tapınağı olan Senso-ji, aynı zamanda Tokyo’nun en eski tapınağı olarak da biliniyor. Tapınak ziyaretimiz sıra-sında beyaz kostümleriyle adeta uçan kuşları andıran"Shirasagi no Mai"yani"Beyaz Balıkçıl dansı"seranomisine de tanıklık ettik. Hemen tapınağın önünde uzanan Nakamise Street ise pek çok hediyelik eşyayı ve geleneksel ürünü bir arada bulabileceğiniz, oldukça turistik ama beklentilerinizi karşılayacak bir sokak. Sadece hafta sonu gitmeseniz iyi edersiniz, çünkü hem tapınağı ziyarete gelen yerliler hem de turistler sebebiyle gerçekten çok kalabalık oluyor ve pek de huzur içinde dolaşamıyorsunuz.

Fuji

Eğer Tokyo’dan biraz uzaklaşmak isterseniz:

  • Doğa ile iç içe bir gün için Fuji Dağı
  • Tapınaklar ve geyiklerle dolu huzurlu bir deneyim için Nara
  • Japon kültürünün kalbine yolculuk için Kyoto
  • Sokak lezzetleri ve eğlence için Osaka mutlaka değerlendirilmesi gereken destinasyonlar.
  • Bu şehirler trenle kolayca ulaşılabilir ve günübirlik ya da kısa süreli konaklamalarla gezilebilir.
Japonya’da nereye gidilir ? Eğer aradığınız :
  • Şehir yaşamı ise: Tokyo-Osaka
  • Gece Hayatı ise: Tokyo-Osaka
  • Alışveriş ise: Tokyo-Osaka
  • Sanat ise : Kyoto-Tokyo
  • Tarih ise : Kyoto-Hiroshima
  • Tapınak ise : Kyto-Nara-Miyajima
  • Sokaklar ise : Kyoto
  • Sessizlik ise: Miyajima-Kyoto
  • Yemek ise : Tokyo-Osaka


OSAKA


Tokyo’dan sonra Japonya’daki ikinci durağımız Osaka oldu. Tarihi ve kültürel zenginliğiyle dikkat çeken Osaka, “Tenka no Daidokoro” yani “Ülkenin Mutfağı” anlamına gelen bir ünvana da sahip. O yüzden burada çeşitli lezzetler tadabilirsiniz. Bu şehri iki gün içerisinde çok keyifli ve rahat bir şekilde gezebilirsiniz.
Osaka'da yaklaşık 3 milyona yakın insan yaşıyor. Ayrıca Osaka şehri Japonya’nın ikinci büyük metropolitan bölgesi olan Keihanshin Metropol Alanı’nın da (Osaka, Kyoto, Kobe) bir parçası. O kısımları da dahil ederseniz toplam nüfus 19 milyon civarlarında oluyor. Bu şehirde Şintoizm ve Budizm genellikle iç içe geçmiş durumda ve halkın %85-90’ı bu iki dini birlikte benimsemiş durumda.

Osaka Castle Park


KOBE

Kobe


Osaka’dan hızlı tren ile Kobe’ye yarım saatte ulaşıyorsunuz. Kobe’ye illa ki bütün günü geçirmeye gitmeniz gerekmiyor, maksat dünyaca ünlü Kobe Beef’i yerinde denemek.
Kobe port ve" Kobe Earthquake Memorial Park"ı ziyaret ettik. 1995 yılında gerçekleşen Büyük Hansin depreminde yaklaşık 6.400 kişi hayatını kaybetmişti. Liman bölgesinde hala depremin izlerini görmek mümkün. Bu ziyaretin ardından Japonyanın ünlü Chinetown bölgelerinden biri olan"Nanjing Mahallesi"ni ziyaret ettik. Alışveriş ve yemek molası verdik.

Kobe


Kobe


HIROŞİMA



En uzak ama en vurucu olanı sona bıraktık, evet Osaka’dan Hiroşima’ya günübirlik geçebilirsiniz. Biz gitmedik. Haritadan baktığınızda çok uzak bir mesafe gibi görünse de Shinkansen, yani hızlı treni kullanarak 2-2,5 saat gibi bir sürede Hiroşima’ya ulaşabilir. Yine hızlı tren kullanarak 1 saat gibi bir sürede ulaşabileceğiniz Nara da seçenekler arasına alınabilir.


KYOTO

Kamakura Daibutsu


Altın Tapınak


Kyoto


İlk durağımız altın rengiyle adeta suyun üzerinde yüzen bir hayal gibi görünen "Kinkaku-ji"yani Altın Tapınak oldu. 14.yy da 1397 yılında, Ashikaga Şogunliğu'nun güçlü isimlerinden Ashikaga Yoshimitsu tarafından kendi dinlenme villası olarak kullanılmıştır.
Yashimitsu'nun ölümünden sonra yapı "Zen Budist" tapınağına dönüştürülmüş, günü-müzde Zen Budizmi'ne ait kutsal bir ibadet alanı olarak varlığını sürdürmektedir. Üst iki katı tamamen altın varakla kaplı olan bu yapı, sadece estetik bir güzellik değil ;aynı zamanda dünyevi zenginlikten ruhsal aydınlanmaya geçişi simgeler. Altın tapınak ziyaretimizin ardından öğle yemeğimizi aldıktan sonra yolculuğumuza devam ederek Japonya'nın bir diğer tarihi başkenti Nara'ya ulaştık.


NARA
Todai-ji Tapınağı

Yine hızlı tren kullanarak bir saat gibi bir sürede ulaşabileceğiniz Nara da seçenekler arasına alınabilir. Nara’nın popüler olmasının en büyük sebebi: Nara Park ve geyikleri. Böyle sokakta yanınızdan kedi geçiyormuşçasına tapınağın içinde geyiklerin dolaştığını düşünün, nasıl bir deneyim olur? Nara'daki bu geyikler, Japon Şinto inancına göre tanrıların habercisi ve kutsal varlıklar olarak olarak kabul edilirler. Rivayete göre şehrin koruyucu tanrısı, Kasuga Tapınağı'na beyaz bir geyik üzerinde gelmiştir. Bu nedenle yüzyıllardır bu geyikler korunmuş, hatta şehirle iç içe yaşamaya başlamıştır. Geyiklerin arasından geçerek ulaştığımız tapınak"Todai-ji Tapınağı"dır. Burada bulunan devasa Buda heykeli,"Daibutsu"olarak adlandırılır. Buda heykeli 8.yy da, 752 yılında inşa edilmiştir. Yaklaşık 15 metre yüksekliğiyle, kapalı bir yapı içerisindeki dünyanın en büyük bronz Buda heykellerinden biridir. Bu tapınak günümüzdede aktif bir ibadet alanıdır.


Daibutsu

Todai-ji tapınağında Büyük Buda'yi gördükten sonra ahşap bir heykel olan Binzuri ile karşılaştık. Japon inanışına göre Binzuri, şifa veren bir figür olarak kabul edilir. Bu
nedenle insanlar heykelin vücudunda ağrıyan bölgeye karşılık gelen kısmına dokunur, ardından kendi ağrıyan bedenlerine dokunurlar.
Tapınak içersinde dikkat çeken bir diğer detay ise bazı ziyaretçilerin "first time first time"
diye seslenmeleriydi.


Binzuru



Nara


Altın Tapınak



Meiji

                                        

Sonuç olarak Tokyo; sizi bir yandan geleneksel Japon kültürüyle buluştururken diğer yandan modern hayatın merkezine davet ediyor. Ulaşımı, yeme içmesi, alışverişi, doğası ve çevre şehirleriyle dolu dolu bir rota oluşturmak mümkün. Tokyo ile ilgili yıllardır kurduğum hayalleri gerçekleştirmek, sokaklarında dolaşmak ve gelenekle geleceğin bu kadar uyum içinde yaşadığı bir yerde bulunmak gerçekten tarif edilemez bir heyecandı. “İyi ki de gidip görmüşüm.”dedim. Bazı şeyler yaşanıp deneyime dönüşünce kıymetli oluyor. Yaşanmış hayatlar sadece anılarınıza değil, ruhunuzun, kalbinizin en derinliklerine kazınıyor.


Senso-ji












Hiç yorum yok:

Yorum Gönder